Lityuma geçme zamanı geldi mi?

Lityum iyon aküler

Lityum-iyon aküler sağladıkları avantajlar nedeniyle farklı tipteki birçok teknede kullanılmaya başlandılar. Peki, akü dünyasında yeni olan bu teknoloji gerçekten ne kadar kullanışlı?

Fiyatlardaki somut azalma sayesinde lityum-iyon akülerin ömür çevrimlerinin maliyeti artık geleneksel seçeneklere çok yakın. Mevcut bir teknede bu yeni teknolojiye geçmek böylece daha mümkün hale geldi.

Daha büyük gezi tekneleri, özellikle pazarın kalite bölgesinde bulunanlar son yıllarda rutin olarak lityum-iyon akülerle donatılıyor. Örneğin, Arcona büyük modellerinin yüzde 90’ının artık tersaneden bu akülerle çıktığını belirtiyor. Aynı şekilde, teknoloji gerek en üstteki IMOCA 60’lar ve Fast 40’larda, gerek ORC’un açıkdeniz yarışlarında mücadele eden daha küçük IRC teknelerinde olsun giderek daha çok kabul görüyor.

Avantajlar arasında fiziki boyutlar ve ağırlıkta müthiş bir azalma yanında şarj-deşarj çevrim sayısında radikal bir artış bulunuyor. Tipik olarak lityum-iyon üniteler derin çevrim kurşun-asit akülerin çoğuna kıyasla dört ila beş kat daha fazla çevrime dayanabiliyor. Her ne kadar tasarrufun, montajdan geleneksel akülerin ömürlerinin sonuna yaklaştığı süre olan beş yıl kadar geçmeden fark edilemeyeceğini unutmamak gerekse de, bu durum yeni teknolojinin uzun vade maliyetlerinin azalmasında önemli bir faktör. Lityum-iyonun kapasiteye bağlı fiyatları düşerken, toplam ömür maliyetlerinin kurşun-asit akülerin altına inmesi kuvvetli bir olasılık. Ancak, lityum enerjisi kurşun asit akülerin yerini kolayca alan bir değişimle kullanılamıyor. Bunun yerine, kendini devam ettirebilen bir yangın ortaya çıkarabilen termal kaçak riskini ortadan kaldırmak için kapsamlı ve birleştirilmiş bir akü izleme sistemi değişikliği ve tüm şarj kaynaklarının regülasyonu gerekiyor.

Lityum-iyon akülerin iyileşen ekonomik şartları nadiren tekne sahiplerinin motivasyonunu yönlendiren öncelikli konu. En basit haliyle bu aküler günümüzün giderek artan kapsamlı ve güç tüketim iştahı yüksek teknelerine uygunlar. Lityum-iyon aküler gece boyunca jeneratörün gürültüsüne mecbur kalmadan klima bile çalıştırılmasını mümkün kılabilecek kapasitedeler.
Aynı şekilde, lityum tabanlı bir sistem gazdan tamamen kurtulup elektrikli endüksiyonla yemek pişirme sistemine geçmeyi de sağlayabilir. Benzinli bir bottan elektrikliye geçmek de mümkün.
Bu değişikliklerin her biri potansiyel bir yangın veya patlama kaynaklarından kurtulmanızı sağlayan emniyet avantajları da getiriyor. Ancak, lityum-iyon akülerde yoğunlaşan enerji miktarı nedeniyle kimyaları geleneksel akülere göre çok daha hareketli ve potansiyel termal kaçaklar kontrolü mümkün olmayan kendini besleyen bir yangına neden olabiliyor. Kesin olan şu ki, bu çok olağanüstü bir olay, ancak bunun sonucunda yitirilen tekneler mevcut ve birçok önlem alınması gerekli.

Lityum iyon aküler ne kadar kullanışlı?

GÜVENLİ SİSTEMLER

Doğru tasarlanmış bir uygulamada termal kaçaklara karşı üç savunma hattı bulunuyor. Sistemin kalbinde tüm akülerin her bir hücresinde komşu hücrelerle dengeli bir şarj seviyesini koruyan ve aşırı ısınma halinde bu hücreyi izole eden bir elektronik devre var.

Bir sonraki seviyede her bir akü modülü daha da gelişmiş bir akü izleme sistemiyle gerektiğinde devreden çıkarılabiliyor. Gerek hücre, gerek akü seviyesi izleme sistemleri teoride devreye girmelerine asla gerek olmayan sistemler.

Lityum iyon aküler ile ilgili inceleme yazımızın devamını Aralık 2020 sayımızda okuyabilirsiniz.

Bu yazının tamamını App Store, Turkcell Dergilik ve Magzter uygulamasıyla hızlı ve kolayca ulaşabilirsiniz..

Yorumunuzu yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir