Bir deniz fenerine veda

Bir deniz fenerine veda

Selcen Tanınmış - 2025 Eylül EditoBu satırları yazarken içimde hem bir hüzün hem de büyük bir minnettarlık var.

Denizcilik dünyasının ve gazeteciliğin usta ismi Necati Zincirkıran’ı kaybettik.

Türk medyasında hem denizci hem gazeteci kimliğiyle yer etmiş, iki büyük tutkuyu aynı pusulada buluşturmuş özel bir isimdi. Sadun Boro ve Oda’nın “Kısmet” adlı tekneleriyle yaptıkları dünya turunu Hürriyet gazetesinde liman liman yayınlaması, Türkiye’de amatör denizciliğin kalbine düşen ilk kıvılcımdı. Sadun Boro’nun yelkeniyle açtığı yolculuk, Necati Bey’in sayesinde milyonlara ulaştı.

1999 yılında, Hürriyet gazetesinin hafta sonu eklerinde denizcilik sayfalarını hazırladığım dönemde tanıştım Necati abi’yle. O yıllarda genç bir gazeteci olarak (hem de denizcilikle ilgilenen) onun gibi bir isme dokunmak benim için büyük bir ilhamdı.
Yine aynı yıllarda, komodoru olduğu Ege Yat Rallisi’nde, eşi Neriman Hanımla birlikte oldukları teknede, bir hafta boyunca seyir yaptık. Sohbetiyle, deniziyle, bilgeliğiyle dolu keyifli bir seyirdi.

Yıllar içinde sık sık görüşmesek de yollarımız hep kesişti.

Ne zaman denizcilik ya da gazetecilikle ilgili bir sorum olsa bir telefon uzağımda olduğu için güven verdi bana. Hiç kırmadan, yargılamadan, bilgisiyle ve tevazusuyla yol gösteren bir deniz feneri gibiydi.

Vefat haberini dergimiz tam baskıya girmek üzereyken aldım. Ve bu yazımla da ona hem teşekkür hem de veda etmek istedim.

Türkiye’de amatör denizciliğin gelişmesinde, deniz kültürünün yerleşmesinde, onun payı yadsınamaz.

Biz bugün denizcilik dergileri olarak hâlâ onun su yolundayız.

Işığın bol, rüzgârın kolayına, rotan sonsuzluk olsun sevgili Necati Zincirkıran…

İyi seyirler, iyi okumalar.