Geleceği tasarlıyor

Geleceği tasarlıyor

Trimonoran seyir

Sektöre yeni bir soluk getirmesini beklediği trimonoran gövde tasarımlarımıyla, The International Yacht&Aviation Awards 2019 ödülünü kazanan Baran Akalın ile gövdelerin kullanım alanlarını ve detaylarını konuştuk.

Yazı: Betül Usta

Baran Akalın, mimarlıktan vazgeçerek endüstriyel tasarımlara yönelen bir tasarımcı. Yat tasarımına başladıktan sonra adından söz ettiren pek çok projeye imza attı. Standart tasarımların dışına çıktığı projelerinden Steamring 75m, 2019 The International Yacht & Aviation Awards ödülünü kazanmasını sağladı. Akalın, şimdi dünyanın ilk trimonoran power yatı üstünde çalışıyor. Ayrıca yine trimonoran gövdede dünyanın ilk yelkenlisi için çalışmalarını da sürdürüyor.

Mimarlık’tan Endüstriyel Tasarıma Geçiş

Baran Akalın’ın yat tasarımcılığına başlamadan önceki geçmişine bakıldığında mimarlık eğitimi dikkat çekiyor. Akalın Haliç Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun olup mimar olarak çalıştığı iki senenin sonunda, mimarlık bilgilerini endüstriyel tasarımla birleştirmeye karar veriyor.

Mimarlıktan neden vazgeçip endüstriyel tasarımlara yöneldiği hakkında Akalın, “Yaşam alanı yaratma fikri ve ailemizde bulunan önemli mimarların da etkisiyle eğitimime mimarlıkla başladım. Yaşam alanı yaratmak çok zevkliydi, fakat gerek ülkemizdeki mimarlığa bakış açısı gerekse inşaat sektöründeki gelişmeler, bu alana ilgimin azalmasına neden oldu. Bu durumu değiştirmek, gerçekten özel ve bir o kadar da kaliteli işler çıkartmak istiyordum.” diyor.

Akalın, bu amaçla dünyanın en iyi tasarım okullarından biri olan San Francisco’da bulunan ‘Academy of Art’ Üniversitesi’nde endüstriyel tasarım yüksek lisansına başlıyor. Asıl amacının yat tasarımı üzerine uzmanlaşmak olması nedeniyle yatay geçiş yaparak eğitimine İtalya Torino’da bulunan Istituto Europeo di Design (IED)’de devam ediyor. “Her ne kadar genel araç tasarımını düşünsem de, yat tasarımı benim için işin temel taşıydı.” diyerek kısa bir süre araç tasarımını düşündükten sonra vazgeçip tekne tasarımına yöneldiğini anlatıyor.

“Bu kararı almama iki önemli etken sebep oldu. Birincisi, otomobil piyasasında tasarım yaparken o markanın çizgisini takip etmek zorundasınız. Yani özel (custom) tasarım yapma imkanınız çok az. Bu sebeple yapılan tasarımlar biraz kısıtlı bir hâl alıyor. Tabii ki teknelerde de belli markalar var fakat özellikle 25-30 metre ve üzerinde tamamen kişiye ve duruma özel tasarımlar yapma imanınız çok fazla. Diğer sebepse aldığım mimarlık eğitiminden tamamen vazgeçmek istememem. Yaşam alanı yaratmak gerçekten çok değerli ve zevkli. Konusunda çok iyi mimarlarla oluşturduğum tecrübelerimi, tekne sektöründe kullanmak istiyorum. Suyu ve denizi çok seven bir yapım var. Hem motorlu bir taşıt olan, hem de yaşam alanını su üzerinde inşa etme fırsatı tanıyan yat tasarımını seçerek, zevk aldığım bütün konuları tek bir meslekte birleştirmiş oldum.”

Baran Akalın, mezun olduktan sonra sektörde bilinen tasarım ofislerinden İtalyan Team for Design-Enrico Gobbi’de staj yapmaya başlıyor. Venedik’teki yaklaşık dört senelik yurtdışı deneyiminden sonra 2013 yılında Türkiye’ye dönüyor ve 2015 yılından beri de kendi tasarım markasıyla çalışmalarını sürdürüyor.

Projeye Katılım Süreci

Kasım ayında detaylarına yer verdiğimiz “Escalade” trimonoran projesine başlamasının “şans eseri” olduğunu belirtiyor Akalın. “Bu konuya girişim çok enteresan ve şans eseri oldu. Trimonoran gövde tipinin mucidi G. Jelle Bilkert, benim Academy of Art’dan sınıf arkadaşım ve endüstriyel tasarım konusunda belgelendirme alanına yönelmiş olan Amerikalı Robert Hanson ile iletişime geçiyor. Onlar iletişimdeyken, geçen yıl mayıs ayında 75 metrelik konsept tasarım olan “Steamring” projemiz uluslararası iç dizayn ödülü aldı ve yerli-yabancı basında oldukça ilgi gördü. Robert projemizle ilgili haberlere rastlayınca Jelle Bilkert’e, “Bu aralar basında oldukça ilgi gören bir arkadaşım var” diyerek bizi tanıştırdı. Bilkert’in projesi çok ilgimi çekti, güzel bir potansiyeli olduğunu düşündüm. Bilkert, projeyi bu noktaya getirdiklerini ve bundan sonrası için nasıl bir yol izlemek gerektiğini bana danıştı. Bu gövde tipine göre tasarlanmış bir yat projesi çıkarmak istedim. Böylelikle trimonoranın faydalarını görmüş ve bilmeyenlere göstermiş olacaktık. Aslında bu projeyi bir anlamda kendime meydan okumak olarak da gördüm diyebilirim. Yapılan ön çalışmaları kendisi de çok beğendi ve 25 metrelik bir motoryat ile 15 metrelik yelkenli projesi yapmaya karar verdik.”

Gelecekte kendisini nasıl projelerle takip edeceğimiz konusunda, “Orijinal, ses getirecek ve eşi benzeri olmayan projeler elbette her zaman ilk tercihim. Bununla birlikte kendi alanında markalaşmış ve dünya çapında isim yapmış üreticiler, seri üretim markalarıyla çalışmayı iple çekiyorum. Şu an çalıştığım ve yeni şirket kurulumu yapılan yabancı bir megayat üreticisiyle birbirlerinin kardeşi olan üç adet 65 metre üzerinde çalışıyoruz ve çok güzel bir enerji yakaladık. Çalışmalarımız istediğimiz gibi sonuçlanırsa dünya çapında güzel bir ilgi yaratacağını düşünüyoruz” diyor Akalın.

TASARIMCISINA SORDUK, TRIMONORAN NEDİR?

Baran Akalın“Trimonoran gövde, Hollandalı şirket Anwigema B.V.‘nın G. Jelle Bilkert öncülüğünde, 20 yıldan uzun süredir üzerinde çalıştıkları, türünün tek örneği bir gövde çeşidi. Trimonoran, trimaran ve monohull gövdelerinin iyi düşünülmüş bir kombinasyonu. Merkez gövde ve iki yanında açılı yan gövdeler bulunuyor. Bu özelliklere ek olarak üç gövdeyi su altında birleştiren ‘hydrofoil’ler var ve gövdenin suyun üzerinde kalmasını, fazla gömülmemesini sağlıyor. Bu aslında teknede konfor açısından çok önemli. Küçük veya orta boy dalgaların teknede yarattığı vibrasyonu ve sallantıyı neredeyse hissedilmeyecek kadar aza indirgiyor ve bu sayede konforlu bir seyir sağlıyor. Trimonoran gövde, aynı zamanda yelkenlilerde de kullanılabilir şekilde dizayn edildiğinden, tekne yana yattığında yan gövde suya dik bir açı alarak, tek bir yan gövde ve merkez gövde üzerinde seyir olanağı sağlıyor. Böylece sürtünmeyi yüzde 30 azalttığından hızlanmaya katkı sağlıyor.”
Akalın, Trimonaranların diğer teknelerden farklarında; konfora ve monohull teknelere göre çok daha fazla geniş kullanım alanına dikkat çekiyor. Kendi tasarımı Escalade, 25 metrelik bir teknede neredeyse 33 metrelik bir kullanım alanına sahip.

Gövdenin genel olarak faydaları;
Motor yatlarda kullanıldığında yüzde 30 hız artışı,
Yelkenlilerde kullanıldığında yüzde 50 hız artışı,
Geniş güverte ve yaşam alanları,
Nispeten daha az sürtünme,
Geleneksel gövdelere göre daha az su direnci,
Güvenli ve konforlu seyir için yüksek stabilite,
Yerden ve yakıttan tasarruf edilerek daha küçük yakıt depoları kullanımı,
Genel yerleşimde yüzde 30 daha fazla alan.
Akalın, trimonoranların her türlü deniz taşıtı için ortak kullanıma açık bir gövde tipiyle genel denizcilik pazarında yer bulma ihtimalinin yüksek olduğunu ve en çok kişisel kullanımda, ikinci olarak da ticari deniz seferlerinde kendine iyi bir yer edinebileceğini belirtiyor.

Baran Akalın röportajı Ocak 2021 sayımızda yayınlanmıştır.

Bu yazıya App Store, Turkcell Dergilik ve Magzter uygulamasıyla hızlı ve kolayca ulaşabilirsiniz..