Yalıkavak Marina'da Yıllık Tekne Bağlama Ücretlerinde %30’a Varan İndirimler!

Pırıl Pırıl Koylara Doğru

Bu haberin tamamını Turkcell Dergilik ve Magzter uygulamasıyla hızlı ve kolayca okuyabilirsiniz.

Azimut ile Türkiye kıyılarında seyir

Türkiye’nin berrak ve mavi sularını yabancı bir gözle bakmak… Walker çifti Azimut 62 ile bizim kıyıları keşifteler.

Bugün, yedi yıl önce kafamıza koyduğumuz işi nihayet başaracağımız gün: Akdeniz’i batıdan doğuya tekneyle geçmek. Kos’u gerimizde bırakıp Avrupa ve Asya’nın buluştuğu ülkeye doğru yol alırken Türkiye ufkumuzda gittikçe yakınlaşıyor. İnsanlarının sıcaklığının yanı sıra havası, güzelliği, doğası ve muhteşem demirleme yerlerinden dolayı (meltem rüzgârıyla aramız o kadar iyi olmasa da) çok sevdiğimiz Yunanistan’da neredeyse üç yaz geçirdikten sonra ayrılırken karışık duygular içindeyiz. Ancak yeni bir kültür, dil ve seyir bölgesinin yarattığı heyecan ağır basıyor.

Kıyıya yaklaşırken rüzgâr güçleniyor, Turgutreis Marina’ya girmeyi planlıyoruz ama telefon edip yer olmadığını öğrenince biraz daha kuzeydeki Yalıkavak Marina’ya doğru devam etmek zorunda kalıyoruz. Yalıkavak Marina’nın adını bile duymamıştık ve pilotaj kitabımızda adı geçmiyordu ancak vardığımızda bunun nedenini anladık. Burası adı daha önce Palmarina olan yepyeni bir marinaydı ve ‘yaparsan gelirler’ deyiminin hakkını veriyordu; marina, sevgili Zaffina’mızı oldukça önemsiz gösteren, çoğu süperyat statüsünde milyonluk yatlarla doluydu.

Marinaya girerken beni de bir sürpriz bekliyordu. Başta dikilmiş, marina personelinin bottan vereceği tonozu bekliyordum. Palamarcılardan biri izin isteyerek elinde tonoz halatıyla hızlıca tekneye çıkıp tonozla ilgilenirken ben de havuzluğa dönüp pontonda bekleyen personele kıç halatlarımızı attım. Kısa sürede bağlandık; daha da iyisi ağır, yosunlu tonoz halatını denizin derinliklerinden çekmek zorunda kalmadım.

Azimut ile Bodrum'da seyir

YENİ DOSTLAR

Girişte işlemleri Frank’in yaptığı diğer ülkelerin aksine, Türkiye’de gümrük işlemleri için bir acente kullanmanız gerekiyor. Acentemiz Charlie, geldiğimizi öğrenince hemen gelip kendisini tanıttı ve resmi işlemleri yürütmek üzere evraklarımızı aldı. Söylediğine göre Yalıkavak Türkiye’deki en yeni ve şık marinaymış, tabii en pahalı olması da şaşırtıcı değil. Neyse ki bize indirimli bir fiyat almayı başardı, ben de marinadaki dükkânların kalitesini görünce buna çok sevindim. Böylece aldığımız indirimle Türk ekonomisine katkıda bulunabilecektim!

Yalıkavak Marina, özellikle ertesi gün rüzgâr tüm şiddetiyle bastırdığında harika bir yer olmasına karşın, Türkiye’nin yalnızca küçük bir kısmını temsil ediyor ve biz de başka yerleri keşfetmek için sabırsızlanıyoruz. Sabah saatleri öğleden sonraya kıyasla daha sakin; iki gün sonra tonozumuzu bırakıp Yalıkavak’a veda edip Bodrum’a doğru sakin bir seyre koyulduk.

Walker çiftinin Türkiye kıyıları gezi yazısının devamını Kasım 2019 sayımızda okuyabilirsiniz.

Dergimize Abonelik Merkezi web sitesinden hızlı ve kolayca abone olabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın