Mavi kart ticari oldu

Faruk Okuyucu - Mavi kart uygulaması

Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve amatör denizci M. Faruk Okuyucu, mavi kart uygulaması başta olmak üzere çevre sorunlarıyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Röportaj: Eray Emin Aydemir
Ülke olarak üç tarafınız denizlerle çevriliyse deniz kirliliği ve deniz ekosisteminin korunması çözülmesi gereken sorunların başında geliyor. Denizlerimizi korumak adına birçok önlem devreye sokulsa da uygulamada yaşanan sorunlar can sıkıyor. Çevreci kişiliği ve amatör denizciliğiyle tanınan İMEAK DTO Yönetim Kurulu Üyesi M. Faruk Okuyucu, sistemde yaşanan sorunları enine boyuna paylaştı.

Sizce amatör denizcilerin en büyük sorunu nedir?
Güzel ülkemizde amatör denizci olmak zor iş. Birçok sorun var çözülmesi gereken. Yabancı-yerli bayrak sorunu, bağlama yeri sorunu, mevzuat sorunu ve mavi kart sorunu. Bir kısmı çözülmek üzere, bir başkası yolda, birkaçı ise belki ileride çözülecek. Denize gönül vermiş denizcilerimiz, biraraya gelir de tek ses olarak derdimizi anlatabilirsek akılcı çözümler elde edebiliriz. Çünkü bir ülkenin deniz gücü, “Denizci Millet” olmakla “Denizcileşmekle” sağlanır. Deniz gücü ise para kazanmak amacıyla denizi kullanmayan; ama denizle iç içe yaşayan, denizi anlayan, denizi seven değerli amatör denizci dostlarımız sayesinde oluşur, gelişir.

Küçükleri hesaba katmamışlar…

Mavi kart uygulamasını sizden dinleyebilir miyiz? Sıkıntıları nedir?
2004 yılının son günlerinde, çevreyle ilgili bakanlık “Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği”ni yayınladı. Burada amaç, yük ve yolcu taşımacılığı yapan büyük boydaki gemilerden oluşan tüm sıvı ve katı atıkların denize atılmalarını önlemek, belge ve ücret karşılığı, gemiden bunları alarak karada imha ve tasfiye etmekti. Denizi seven amatör veya ticari olsun her denizcinin uluslararası anlaşmalara dayalı bu yönetmeliğine gönülden katıldığına inanıyorum. Ancak denizciliğimiz Ankara’dan idare edildiğinden olsa gerek, Türk Ticaret Kanunu yüzen her şeye “gemi” dediğinden bir anda 30 veya 40 bin teknemiz bu uygulama kapsamında kaldı. Deniz Ticaret Odası olarak konuyu izliyorduk. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ilgili birimleriyle temasa geçtik. Anladık ki, küçük tekneler hesaba katılmamış, bilenlere de sorulmamış. Gemiler az sayıda olup, her bir gemi tonlarca hem de paraya çevrilebilen atık ürettikleri ve sonunda bir limana girdikleri için, uygulama tüm dünyada başarılı bir biçimde sürüyordu. Ancak atıkları çok az ama sayıları binlerce olan küçük tekneden atıkların alınması, karada bir tesise ulaştırılması büyük sorundu. Ayrıca atıkların geri dönüşümü de yoktu.

Deniz Kirliliği - Mavi kart uygulaması

Ama vazgeçilmedi…

Denizcilik dünyası bir süre konuyu kavramaya çalıştı. Sonunda Mart 2006’da Bodrum’da, tüm kamu-özel taraflarının katılımıyla üç günlük bir çalıştay yapıldı, enine boyuna tartışıldı. Sektörle Ankara arasında bir yol aranırken, Muğla Valiliği Çevre İl Müdürlüğü’yle, TURMEPA ve Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı, küçük teknelerin atıklarını vermeleri ve bunu elektronik ortamda kanıtlamaları için “Mavi Kart” adı altında bir belge ürettiler ve Mahalli Çevre Kurulu Kararı olarak yayınladılar. Muğla ili ise “Pilot Bölge” sayıldı. Tabii ki, denizciliğin başka kuralları vardı. Sistem tam yürümedi, kamu kurumları zorlandı, sektör sıkıntılı zamanlar geçirdi. Bir yıldan fazla bir süre sonunda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mavi kartın ilgili yönetmelikteki “Atık Beyan Formu” yerine geçtiğine dair 2011 yılında Mavi Kart Uygulama Genelgesi yayımladı ve kart resmileşti.

Yazının devamı Şubat 2017 sayımızda..

Dergimize Abonelik Merkezi web sitesinden hızlı ve kolayca abone olabilirsiniz.

Yorumunuzu yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir